yükle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yükle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2007 Cumartesi

PERİHAN MAĞDEN KURTLAR VADİSİ'NDEN BERAAT ETTİ

"Kurtlar Vadisi" dizisi ve "Kurtlar Vadisi Irak" filmi hakkındaki yazıları nedeniyle, "yayın yoluyla hakaret" suçundan 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan yazar Perihan Mağden, beraat etti.

Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, "yayın yoluyla hakaret" suçundan 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Perihan Mağden, daha önce ifade verdiği için son duruşmaya katılmadı. Oyuncu Necati Şaşmaz, yönetmen Raci Şaşmaz, Hasan Kaçar ve Bahadır Özdener'in avukatı Cem İçtürk duruşmada, "Hiç kimsenin, toplum içinde belli bir yeri olan birisi hakkında 'IQ yoksunu', 'kazma', 'baston' diyerek hakaret içerikli yazılar yazmaya hakkı yoktur. Mağden'in cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Perihan Mağden'in avukatı Ergin Cinmen duruşmada Kurtlar Vadisi dizisi ve Kurtlar Vadisi Irak filminin toplum üzerinde mafya ilişkilerini empoze edecek etkiler yaptığını ifade ederek, "Bu diziden etkilenen özellikle çocuklar ve çeşitli kişiler birçok suça karıştı. Bu olaylarla ilgili gazete kupürlerini dava dosyasına sunduk. Gazete ve televizyonlarda bu diziyi eleştiren yazılar ve programlar artınca RTÜK devreye girerek bazı kısıtlamalar getirdi. Hatta Almanya'da filmi, 18 yaşından küçüklerin izlemesi engellendi. Müvekkilim, yazısında dizinin ve filmin yarattığı etkileri eleştirmiştir" diye konuştu.

Cumhuriyet Savcısı ise mütaalasında, Mağden'in yazılarının hakaret içermediğinin ve Kurtlar Vadisi'nin topluma kötü örnek teşkil ettiği için eleştirildiğinin anlaşıldığını belirterek, sanığın beraatine karar verilmesini istedi.

Davayı karara bağlayan hakim, suç unsurlarının oluşmaması nedeniyle Perihan Mağden'in beraatine karar verdi. Oyuncu Necati Şaşmaz, yönetmen Raci Şaşmaz, Hasan Kaçar ve Bahadır Özdener'in şikayeti üzerine, hakkında "yayın yoluyla hakaret" suçundan dava açılan Perihan Mağden, daha önce verdiği ifadede, yazılarını eleştiri amacıyla yazdığını söylemişti. İddianamede yer alan, Mağden'in "Pırtlar Vadisi çocuk katiliyle yeniden Katolik aleminde aziz yaratan barbarlar haklı yerini alıyor. Sağolasın ilham kurtları. Sağolasın pırtlar, pardon Kurtlar Vadisi…" cümlesi ile de Trabzon'da işlenen rahip cinayeti ile film arasında bağlantı kurduğu belirtilmişti.

Kurtlar Vadisi Terör Dizi Çekimleri

8 şubatta başlıyacak alacak Olan Kurtlar Vadisi Terör dizisinin çekimlerine 22 ocak'ta başlamıştı. Son haberlere göre ise 30 ocak salı günü Kurtlar Vadisi arazi çekimlerine başlanacağı ve güneydoğu da gecen sahnelerin güneydoğu bölgesi yerine İç anadolu bölgesinde çekileceği. Aldığımız diğer bir bilgide yeni bölümlerde aksiyonun doruk noktada olacağıdır.

FATİH ALTAYLI KURTLAR VADİSİNİN TEKRAR BAŞLAMASINDAN RAHATSIZ

Altaylı yıllarca eleştirdiği Kurtlar Vadisinin, Kurtlar Vadisi Terör adıyla devamının çekileceğini duyunca "Rezalet canlanıyor" dedi. Peki o dizinin yayınlanmasından sonra neler oldu? İşte Altaylı'nın o yazısı... Kurtlar Vadisi rezaleti yeniden canlanıyor. Üstelik bu kez iyiden iyiye "tehlikeli" bir konuda. Yeni bölümler "Kurtlar Vadisi Güneydoğu" diye çekilecekmiş. Yıllarca Kurtlar Vadisi adlı diziyi eleştirdim. Kimileri hak verirken, "sığ kafalılar" ortaya atladı: "Rakip televizyonda yayınlandığı için böyle yapıyorsun" diye. Bunun toplumsal etkilerinin neler olacağını yazdım. Sordum soruşturdum aktardım. Çizgi filmin altında buzağı arayan RTÜK bile sesini çıkarmadı. İşte sonuçları. Memlekette yüzlerce "Polat Alemdar ve Memati bozması..." Her köşe başında bir çakal. Hrant Dink'i öldüren, öldürten Kurtlar Vadisi değil elbet... Böyle planları olanlara "insan kaynağı" yaratan ve bu işlerde kullanılacak katillerin "fikri altyapısını" güçlendiren şey Kurtlar Vadisi. Şimdi Kurtlar Vadisi rezaleti yeniden canlanıyor. Üstelik bu kez iyiden iyiye "tehlikeli" bir konuda. Yeni bölümler "Kurtlar Vadisi Güneydoğu" diye çekilecekmiş. Bunun ne anlama geleceğini, neleri tetikleyeceğini herkes anlıyordur umarım. Ve umarım bu kez RTÜK erken davranır. Türkiye'de bir nesil "Beyaz Gölge" dizisiyle büyümüştü. Onlar basketbolde Türkiye'ye zaferler kazandırmaya başlayan nüveyi oluşturdu. Bir nesil de Kurtlar Vadisi büyüyor. Onların hangi nüveyi oluşturduğunu birlikte yaşıyoruz.

Sabah

Kurtlar Vadisi, bir üniversite öğrencisinin tez konusu oldu

"Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Mafya Dizileri: Kurtlar Vadisi Örneği" başlıklı yüksek lisans tezinde, dizide şiddet ve milliyetçiliğin nasıl sunulduğu, bu unsurların kurulu düzeni pekiştiren değerlerle nasıl ilişkilendirildiği ele alındı.

Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nde Zeynep Gültekin’in hazırladığı yüksek lisans tezinde, mafyayı yok etmeye çalışan devlet görevlileri ile mafya üyelerinin kendi içindeki tüm eylemlerinde şiddetin meşrulaştırıldığına dikkat çekildi.

Susurluk kazası ile ortaya çıktığı iddia edilen mafya-devlet ilişkilerinin dizilerde yer almaya başladığı kaydedilen tezde, devlet-mafya ilişkilerini konu eden, şiddet ve milliyetçilik ögelerinin kullanıldığı, popüler kültür özelikleri gösteren Kurtlar Vadisi dizisinde, şiddet ve milliyetçilik olgularının egemen değerlerle ilişkilendirilmesi ele alındı.

Dizinin 55 bölümü, "popüler kültür kavramı", "gerçeğin yeniden üretiminde televizyon", "dizi karakterleri", "dizide şiddetin ve milliyetçiliğin sunumu" başlıkları altında irdelendi.

Kurtlar Vadisi’nin toplumda büyük ilgi gördüğü ve insanların yaşamlarının çeşitli alanlarına da bir biçimde sızdığı ifade edilen tezde, dizinin, "popüler kültür yaklaşımı"ndan hareketle incelendiği bildirildi.

Kurtlar Vadisi Terör Dizisi - Bahadır Özdener Röportajı

Devlette Kurtlar Vadisi

Kurtlar Vadisi, devletin resmi yazışmalarına da girdiği ortaya çıktı. MİT adına, Alaattin Çakıcı için savcılığa gönderilen yazıda, olaya adı karışan MİT'çi Kozinoğlu'nun, "Kurtlar Vadisi dizisiyle bağlantılı ve devletin önemli şahsiyetlerine yönelik suikast ihbarını" soruşturduğu belirtildi
08/01/2005

Yeraltı dünyasının "puslu olaylarım" anlatan "Kurtlar Vadisi", yayınlandığı ilk günden itibaren Türk halkının yoğun ilgisini çekti, reyting rekorları kırdı. Her ne kadar, "karakterler ve olaylar hayal ürünüdür" uyarısıyla başlasa da, dizinin gerçek hayattan uyarlandığı söylendi durdu. Örneğin, "Çakır" Alaattin Çakıcı'ydı. "Cerrahpaşalı Kardeşler" de Nuri ve Vedat Ergin... Çakıcı ile Nuri-Vedat Ergin kardeşler arasındaki sürtüşme, Kurtlar Vadisi'nin her yeni bölümüyle ısındı. Tarafları karşı karşıya getiren süreç dizideki kareketlerle ilgili huzurlukla baş gösterdi. Ergin kardeşler, dizide uyuşturucu satışı yapan, adam öldüren, eli kanlı Cerrahpaşalı Kardeşler olarak tanımlanmaktan rahatsız oldular.

Racona aykırı
İddiaya göre, bir başka tepki de Çakıcı'dan geldi. Dizide Çakır karekteriyle özdeşleştirilen Alaattin Çakıcı, kahramanın bir bölümde Kurtlar Konseyi'nin kararıyla tombalacının elini öpmesinden hoşlanmadı. Yaptığı açıklamada söz konusu dizinin gençleri olumsuz etkilediğini ve gerçek hayatta kimsenin elini öpmediğini söyledi. Çünkü 'el öpme' racona aykırı bir durumdu.

Bir başka bölümde Çakır'ın, Cerrahpaşalı Kardeşler'den birini iple boğarak öldürmesi ortamı iyice gerdi. Ergin kardeşler avukatları aracılığıyla yaptıkları açıklamada, dizinin yönetmeni Osman Sınav ile görüştüklerini belirtti. Bu görüşmenin ardından, Oktay Kaynarca'nın canlandırdığı Çakır, kurşunlara hedef olarak öldü.

Ergin kardeşler, bu "ani ölümün" kendi istekleri doğrultusunda gerçekleştiğini açıkladı. Hal böyle olunca, Çakır'ın "temsil ettiği" Alaattin Çakıcı da harekete geçti. Böylece, diziyi resmen MİT raporlarına geçiren olaylar zinciri başladı. Cumhurbaşkanlığı'na 12 Mart 2004'te gönderilen imzasız bir ihbar mektubunda Ergin kardeşlerin devletin üst düzey bir yetkilisine suikast düzenleyeceği iddia ediliyordu. Cumhurbaşkanlığı, mektubu MİT'e gönderdi.

Çakıcı mektubu
MİT de soruşturma başlattı. En sonunda mektubu, Çakıcı'nın gönderdiği ortaya çıktı. Bunun üzerine Ergin Kardeşler, adlarını kullanarak sahte mektup yazdığı iddiasıyla Çakıcı hakkında iftira iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Dosya yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Dizideki Çakır'ın öldürülmesinin karşı hamlesi gibi görülen bu olay ise, Çakıcı'nın Yargıtay nezdindeki karar erteletme girişimleri ve hemen sonrasındaki firarıyla çakışınca boyut değiştirdi. Böylece Kurtlar Vadisi, resmi kayıtlara geçti. MİT Müsteşarlığı Hukuk Müşaviri Başyardımcısı Kemal Yardımsever, Çakıcı'nın firarına adı karışan MİT Dış İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Kaşif Kozinoğlu'yla ilgili olarak 15 Haziran 2004 tarihinde İstanbul DGM'ye bir yazı gönderdi.

Diziyle bağlantılı
Yazıda şöyle deniyordu: "Kurtlar Vadisi adlı televizyon dizisi ile bağlantılı ve devletin önemli şahsiyetlerine yönelik olarak 12 Mart 2004 tarihinde bir makama yapılan ve teşkilatımıza intikal ettirilen suikast ihbarı üzerine, konunun tahkiki için Kaşif Kozinoğlu görevlendirilmiş olup, ilgi yazıda belirtilen görüşmeler söz konusu tahkikata ilişkin olarak gerçekleştirilmiştir. Birkaç gün içinde sonuçlandırılan tahkikat neticesinde, söz konusu ihbarı yapan şahsın Alattin Çakıcı olduğuna dair bilgi ve değerlendirme ilgili makama sunulmuştur. Kozinoğlu teşkilatımız emrinde görev yapmaktadır. 2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 29'uncu maddesi; 'Görevin gizliliği ve devletin çıkarlarının zorunlu kıldığı hallerde MİT mensuplarının tanık olarak dinlenebilmesi, MİT Müsteşarı'nın iznine bağlıdır' hükmünü içerir. Savcılık talebi, anılan madde hükmü kapsamı içerisinde değerlendirilmektedir."

Suikast ihbarı
Alaattin Çakıcı'nın cezasının onaylanmaması için müteahhit Hakkı Süha Şen'le birlikte Yargıtay'la bağlantı kurmaya çalışmakla suçlanan Kozinoğlu da, 16 Haziran 2004'te İstanbul DGM'ye giderek ifade verdi. Konuyla ilgili araştırma yapmak amacıyla Çakıcı'ya yakın olan Hakkı Süha Şen ile irtibat kurduğunu anlatan Kozinoğlu, şunları anlattı:

Bilgi istedim
"Üst düzey bir makama suikast yapılacağına dair imzasız bir mektubun o makama gelmesi üzerine bu konunun araştırılması görevi bana verildi. Hakkı Süha Şen'i uzun yıllardır tanırım. Alattin Çakıcı ile tanıştığını da öğrendim. İhbar mektubu ile ilgili olarak Çakıcı'da bilgi olduğunu düşünerek araştırma başlattım. Ancak Çakıcı ile doğrudan bağlantı kurmadım. Ayrıca Çakıcı'yı hayatımda hiç görmedim. Hakkı Süha Şen ile yaptığım telefon görüşmelerinin amacı Çakıcı'dan bilgi alıp bana getirmesidir. Bu bilgi tamamen suikastle ilgili ihbar mektubunun aydınlatılmasına yöneliktir."


Vatan Gazetesi